Yara Yönetimi

Yara iyileşmesinin aşamaları organize bir şekilde ilerler ve dört süreci takip eder: hemostaz (kanamanın durması), inflamasyon, proliferasyon (hücre çoğalması) ve matürasyon (olgunlaşma). Yara iyileşmesinin aşamaları doğrusal olsa da, hastanın iç ve dış koşullarına bağlı olarak yaralar geriye veya ileriye doğru ilerleyebilir.

KYERON olarak bizim odak noktamız, yara iyileşmesinin ilk aşaması olan Hemostaz Evresi’dir.

Hemostasis, yaranın pıhtılaşma yoluyla kapatılması sürecidir. Kanın vücut dışına sızmasıyla başlar. Hemostazın ilk adımı, kan akışını sınırlandırmak amacıyla kan damarlarının daralmasıdır. Ardından, kan damarı duvarındaki çatlağı kapatmak için trombositler birbirine yapışır. Son olarak, koagülasyon (pıhtılaşma) gerçekleşir ve trombosit tıkacını, moleküler bir bağlayıcı ajan gibi işlev gören fibrin iplikçikleriyle güçlendirir. Yara iyileşmesinin hemostaz aşaması çok hızlı gerçekleşir. Trombositler, bir kan damarının epitelyal duvarının yırtılmasından sonraki saniyeler içinde sub-endotelyal yüzeye yapışır. Bundan sonra, ilk fibrin iplikçikleri yaklaşık altmış saniye içinde yapışmaya başlar. Fibrin ağı oluşmaya başladıkça, pro-koagülanlar (pıhtılaşma öncülleri) ve protrombin salınımı yoluyla kan, sıvı halden jel haline dönüşür. Bir trombus veya pıhtı oluşumu, trombositleri ve kan hücrelerini yara bölgesinde hapsederek tutar. Trombus genel olarak yara iyileşmesinin aşamalarında önemlidir; ancak damar duvarından ayrılıp dolaşım sistemine katılırsa bir problem haline gelir ve potansiyel olarak felç, pulmoner emboli (akciğer embolisi) veya kalp krizine yol açabilir.

 

İnflamatuar (Yangısal) Evre

İnflamasyon, yara iyileşmesinin ikinci aşamasıdır ve yaralanmadan hemen sonra, hasar gören kan damarlarından sızan transüdanın (su, tuz ve proteinden oluşan sıvı) lokal şişliğe neden olmasıyla başlar. İnflamasyon, hem kanamayı kontrol altına alır hem de enfeksiyonu önler. Sıvı birikimi, iyileşme ve onarım hücrelerinin yara bölgesine hareket etmesine olanak tanır. İnflamatuar evre boyunca; hasarlı hücreler, patojenler ve bakteriler yara alanından uzaklaştırılır. Bu beyaz kan hücreleri, büyüme faktörleri, besin maddeleri ve enzimler; yara iyileşmesinin bu aşamasında yaygın olarak görülen şişlik, sıcaklık artışı, ağrı ve kızarıklığı meydana getirir. İnflamasyon, yara iyileşme sürecinin doğal bir parçasıdır ve yalnızca uzadığı veya aşırı düzeyde olduğu durumlarda problem teşkil eder.

Proliferatif (Çoğalma) Evre

Yara iyileşmesinin proliferatif evresi, yaranın kolajen ve hücre dışı matristen (ekstrasellüler matris) oluşan yeni bir doku ile yeniden inşa edildiği dönemdir. Proliferatif evrede, yeni dokular inşa edildikçe yara küçülür (kasılır). Ek olarak, granülasyon dokusunun sağlıklı olabilmesi, yeterli oksijen ve besin alabilmesi için yeni bir kan damarı ağının oluşturulması gerekir. Miyofibroblastlar, düz kas hücrelerininkine benzer bir mekanizma kullanarak yara kenarlarını kavrayıp birbirine doğru çekmek suretiyle yaranın kasılmasını sağlar. Yara iyileşmesinin sağlıklı basamaklarında granülasyon dokusu pembe veya kırmızı renkte olup, pürüzlü bir dokuya sahiptir. Dahası, sağlıklı granülasyon dokusu kolayca kanamaz. Koyu renkli granülasyon dokusu; enfeksiyon, iskemi (kan akımı yetersizliği) veya zayıf perfüzyonun (beslenme bozukluğunun) bir işareti olabilir. Yara iyileşmesinin proliferatif evresinin son aşamasında, epitelyal hücreler yaralanma yüzeyini yeniden kaplar. Epitelizasyonun, yaralar nemli ve hidrate tutulduğunda daha hızlı gerçekleştiğini unutmamak önemlidir. Genellikle, yaralanmadan sonraki 48 saat içinde oklüzif (kapatıcı) veya yarı oklüzif pansumanlar uygulandığında, epitelizasyonu optimize etmek için doğru doku nemini korurlar.

Matürasyon (Olgunlaşma) Evresi

Yara iyileşmesinin yeniden şekillenme (remodelizasyon) aşaması olarak da adlandırılan matürasyon evresi, kolajenin tip III’ten tip I’e dönüştüğü ve yaranın tamamen kapandığı evredir. Yarayı onarmak için kullanılmış olan ancak artık ihtiyaç duyulmayan hücreler, apoptozis (programlanmış hücre ölümü) yoluyla uzaklaştırılır. Kolajen proliferatif evre sırasında depolandığında düzensizdir ve yara kalındır. Matürasyon evresinde ise kolajen, gerilim hatları boyunca hizalanır ve kolajen liflerinin birbirine daha yakın durabilmesi ve çapraz bağlanabilmesi için su geri emilir. Kolajenin çapraz bağlanması skarın (yara izinin) kalınlığını azaltır ve ayrıca yaranın bulunduğu cilt bölgesini daha güçlü hale getirir. Genellikle yeniden şekillenme, yaralanmadan yaklaşık 21 gün sonra başlar ve bir yıl veya daha uzun süre devam edebilir. Çapraz bağlanmaya rağmen, iyileşmiş yara bölgeleri hasar görmemiş cilde göre daha zayıf kalmaya devam eder ve genellikle yaralanmamış cildin gerilme direncinin yalnızca %80’ine sahip olur.

Yara iyileşmesinin aşamaları karmaşık ve kırılgan bir süreçtir. Yara iyileşmesi aşamalarında ilerleme kaydedilememesi kronik yaralara yol açabilir. Kronik yaralara zemin hazırlayan faktörler; venöz hastalıklar, enfeksiyon, diyabet ve yaşlılardaki metabolik yetersizliklerdir. Dikkatli bir yara bakımı; yaraları nemli, temiz, yeniden yaralanmalardan ve enfeksiyondan korunmuş şekilde tutarak yara iyileşmesinin aşamalarını hızlandırabilir.